10 Aralık 2016 Cumartesi

YOLO Dünyası için Geri Sayım Başladı!

haydar-colakoglu-yolo-uygulama

Ulaşımda En Pratik Yol O!  sloganı ile yola çıkan ve Uber’in karşılaştığı en güçlü rakip olan girişim YOLO için geri sayım başladı. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun ilgi gören şehir içi, konfor ve kaliteyi birleştiren yolculuklar sağlayan platformlara bir yenisi daha ekleniyor. Kısa süre içinde hayatımızda farklı bir yer edinmeyi hedefleyen girişimin adı YOLO.

YOLO, şehir içinde lüks segment araçlar ile şehir içi VIP taşımacılık hizmeti veren ve sektöre çok iddialı girerek diğer rakiplerine nazaran çok farklı iş modeli ve kazanç vaat eden bir mobil uygulama. Dünyada Uber modeli olarak bilinen mobil uygulamanın Türkiye versiyonu olarak planlanmış olan YOLO, uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkmış.

YOLO’yu dünyadaki benzerlerinden farklı kılan en önemli özellik TR’de hukuksal altyapısının sağlamlığı ve farklı kazanç modelleri. YOLO, hem kullanıcılara, hem de iş ortaklarına sağladığı yeni nesil bir iş modeli ile kısa sürede yola çıkıyor.

haydar-colakoglu

YOLO, TEB Holding ve Çolakoğlu Grup Yönetim Kurulu Üyesi Haydar ÇOLAKOĞLU başkanlığındaki güçlü yatırımcı ve yönetim kadrosu ile de dikkat çekiyor. Yönetim kademesindeki 12 kişilik tecrübeli ekibin, 1 yıl süren çalışmaları sonucu ortaya çıkardıkları YOLO, şehir hayatına yeni bir soluk getirmeyi planlıyor. 

haydar-colakoglu-teb-genel-mudur

haydar-colakoglu-teb

Ulaşımdaki zorlukları keyif ve konfor ile çok uygun koşullarda sunmayı hedefleyen ekip adına konuşan YOLO Yönetim Kurulu Başkanı Haydar ÇOLAKOĞLU şunları söyledi;

“Günümüzde temel ihtiyaçlarımızdan biri olan şehir içi konforlu seyahatin hızlı, güvenli ve ucuz olarak sağlanabilmesi başlangıç noktamızdı. Bununla birlikte, kayıt dışı kalan birçok seyahatin kayıt altına alınarak vergilendirilmesi, sektörde hukuksal altyapının sağlamlaştırılması yeni düzende yeni normallere alışan bizler için çok önemli. İşlerimize teknolojiyi en verimli şekilde entegre etmek hem kullanıcılarımıza hem de iş ortaklarımıza yüksek kazanç sağlayacaktır.

YOLO yüzde yüz yerli yapım bir uygulamadır. Amaçlarımızdan biriside bu iş modelini hızlı bir şekilde ülke dışında da kullanılan bir marka yapmaktır. YOLO’nun temel felsefesi bundan ibarettir. 

Kendi kurucularımızın sağladıkları desteklerin yanında, henüz başlangıç aşamasında iken Los Angeles merkezli bir yatırım şirketinden 16 milyon dolar değerleme ile bir kısım yatırım aldık. Kendileri ile yaptığımız çalışmalar sonucunda da “you only live once” baş harflerinden oluşan YOLO isminde karar kıldık. Bunun yanısıra Los Angeles, San Francisco, Londra ve Zürih merkezli yatırımcı grupları ile de görüşmelerimiz devam etmekte. Bu güç birliği platformu ile hem UBER gibi bir dünya devine rakip olacak, hem de Türkiye’den bir dünya markası çıkartabilmek için çalışacağız.

haydar-colakoglu-yolo-turkiye

Başlangıç gününde 300’ün üzerinde araç ile hizmet verecek olan YOLO ile kullanıcılar, tek tuş ile araç çağırabilecek, ulaşım ücretlerini kredi kartları ile ödeyebilecekler. Araçta unuttukları herhangi bir eşyanın güvende olduğunu bilecekler. Yıl sonu hedefimizde 1000’i aşkın araçla hizmet vermek var.

Bu uygulamaların yanısıra yolcularımızı çok özel kampanyalardan da faydalandıracağız. Farklılıklarımız, ilk günden bu ayrıcalıklar ile görülecek. Kasim ayında acilacak beta surumu ile İstanbul`un bazi seckin mekanlarinda yapilacak test surusleri ile hizmete baslayacak olan uygulama üzerinden özellikle tanıtım günlerimizde kayıt yaptıran yolcularımıza 15 Aralık - 4 Ocak tarihleri arasında ücretsiz ulaşım hakları, çeşitli promosyonlar sağlayacağız. Açılışa özel bu kampanya gibi birçok büyük kurumdan da kampanya desteği alan YOLO ile yolculuklarınızın standartları değişecek. YOLO’yu hepinize tavsiye ediyorum. YOLO dünyasına hoş geldiniz.”

GooglePlay ve AppStore dan indireceğiniz uygulama sayesinde YOLO dünyasında siz de yerinizi alın. Detaylı bilgi ve iletişim için www.yolo.com.tr adresinden YOLO’ ya ulaşabilir @yolo_turkiye Instagram adresinden de takip edebilirsiniz.

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

8 Eylül 2016 Perşembe

13 Nisan 2016 Çarşamba

PUMAxMcQ Koleksiyonu



Retro görünmek isteyen ve tarzından ödün vermeyenlerin tercihi PUMAxMcQ Koleksiyonu, Beymen Mağazaları’nda satışa sunuldu.


Uluslararası spor markası PUMA, Birleşik Krallık’ın yıldızı McQ tasarımlarını Türkiye’ye getirdi. PUMA’nın ikonik stillerini McQ’nun dizaynı ile yeniden tanımlandığı koleksiyon, retronun fütüristik tarzda yorumunu yeniden karşınıza çıkarıyor. Türkiye’de sadece Beymen Mağazaları’nda satışa sunulan PUMAxMcQ Koleksiyonu altı farklı tasarımı ile dikkat çekiyor.




İlhamını extreme sporlardan ve güçlü mimari yapılardan alan PUMAxMcQ Koleksiyonu, PUMA’nın 90’lar koşu konseptini yansıtıyor. Koleksiyon, birbiri ile zıt dokuların ve net çizgilerin bir arada kullanıldığı, ışıltı ve metalik detaylarla canlandırılan yumuşak premium deri ve nubuk ayakkabılardan oluşuyor. Canlı renkleri eğlenceli tasarımlarla bir araya getiren koleksiyon, retro fütürist konseptinin benzersiz bir örneğini sunuyor.

McQ tasarımının estetiğini ve PUMA’nın spor DNA’sını bir araya getiren ayakkabılar, lüks parlak derisi, esnek bant ve deri tokası ile benzersiz bir taban içeriyor. Ayakkabıların kristal görünümünü 3D logosu tamamlıyor.

Kadınlara özel PUMAxMcQ Disc ve Serve modellerinin yanı sıra dikkat çekici boğazlı unisex PUMAxMcQ Brace modelleri ile toplam 6 farklı tasarımın sunulduğu PUMAxMcQ SS16 Koleksiyonu, Türkiye’de sadece Beymen Mağazaları’nda ve beymen.com.tr’de.



1 Nisan 2016 Cuma

İpana Luxe Perfection Beyazlatıcı Diş Macunu yorumlarım

Doğru makyaj, dolgun kirpikler, bakımlı bir cilt, hacimli saçlar… En önemlisi de beyaz dişlerle sağlıklı, güzel bir gülümseme! Bu yüzden diş bakımına ve beyaz olmasına oldukça özen gösteriyorum. Sürekli yeni ürünleri deneyimlemeyi de seviyorum. Burada raflarda gözüme çarpan ve Amerika’nın en büyük diş macunu markası olan Crest aslında Procter and Gamble’ın Türkiye’de sunduğu İpana markasıyla tamamen aynı içeriklere sahipmiş. Dünyada ilk defa beyazlatıcı bantları üreten bir marka olduğu için 3 boyutlu Beyazlık ailesi oldukça ilgimi çekti. Son zamanlarda market alışverişine gittiğim her mağazada ve televizyonlarda sıklıkla İpana’nın yeni ürünü olan Perfection’a denk gelince ve özellikle 3 günde %100’e kadar lekesiz iddasını duyunca denemek istedim ve hemen aldım.

İpana’nın en hızlı ve en güçlü beyazlatıcı diş macunu ünvanına sahip bu diş macunu ile deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Diş hekimimin de daha beyaz bir diş için önerdiği İpana 3D White Perfection ile güvenle, bembeyaz gülebiliyorum.

Perfection diş macunu 3 Boyutlu Beyazlık ailesinin en ileri ve etkili beyazlatıcı diş macunu teknolojisini içeriyor. Böylece diş minesine zarar vermeden sadece 3 günde diş yüzeyindeki lekeleri %100’e kadar etkin biçimde çıkarıp ve bembeyaz bir gülümsemeye sahip olmamızı sağlıyor.

Performansına gerçekten çok şaşırdım. Etkisi inanılmaz! İlk kullanımdan itibaren bile diş yüzeyindeki lekeleri çıkarma etkisini farkediyorsunuz. Keskin nane tadıyla ferahlığı sağlıyor, böylece uzun süre ferah bir nefese de sahip oluyorsunuz. Beyazlatma etkisi bu kadar iyiyken diş mineme hiç bir zarar vermediğini bilmek de çok güzel.

Procter and Gamble’ın tüm dünyada pazara sunduğu en gelişmiş beyazlatıcı diş macunu olan 3 Boyutlu Beyazlık Luxe Perfection İpana ile Türkiye’de de raflarda yerini aldı. Denediğinizde bana hak vereceksiniz:) Kullanmadan kesinlikle inanmazdım, deneyince etkisini gördüm ve mükemmel sonuç aldım.

Tam bir bakım sağlamak için aynı ailenin Oral-B 3D White Luxe ağız bakım suyunu da kullanıyorum. O da diş macunu ve fırçasının ulaşamadığı alanlardaki lekeleri bile çıkararak uzun süre, keskin bir ferahlık sağlıyor.

Unutmadan küçük bir not ekleyeyim; P&G ve İpana ürün performansına o kadar güveniyor ki, memnun kalmazsanız paranızın 2 katını iade ediyor. Bu nedenle beyazlatıcı etkisini kendiniz de görün diye bence gerçekten denemeniz gereken bir ürün.

Ürünü satın almak isterseniz tıklayınız!

P.S. Bana bu bilgiler yetmedi, ağız ve diş sağlığı üzerine daha çok şey merak ediyorum diyenleri aşağıdaki siteye alalım.  
http://www.agizbakimuzmani.com/

#ipanaperfection  #gülüşünügöster

İçerik Kaynak: http://kokoshgirl.com/
Video Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=B7MDJzarokU

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

29 Mart 2016 Salı

H&M Conscious Exclusive 2016


H&M Conscious Exclusive 2016 – Sanat tarihi geleceğin modasına ilham veriyor



H&M, Paris’teki Louvre Sarayı’nda yer alan Musée des Arts Décoratifs ile işbirliği yapacağını duyurmaktan mutluluk duyuyor. Müzenin arşivlerinden esinlenerek tasarlanan yeni H&M Conscious Exclusive koleksiyonu, Fashion forward - Three centuries of fashion sergisinin açılışıyla birlikte 7 Nisan’da satışa sunulacak. Parisli sanat direktörü, stil ustası ve sürdürülebilirlik şampiyonu Julia Restoin Roitfeld kampanyanın yüzü olacak. Koleksiyon 7 Nisan'dan itibaren dünya çapında yaklaşık 180 mağazada satışa sunulacaktır. Türkiye’de de bu limited edition koleksiyon sadece; İstinye Park, Zorlu Center, Bağdat Caddesi, Ankara CEPA ve İzmir Point Bornova mağazaları’nda moda severlerle buluşacaktır.

Böyle benzersiz bir projenin elçisi olmaktan gurur duyuyorum. Sanat ve moda tarihinden esinlenen bir koleksiyon oluşturma fikrinin dahice olduğunu düşünüyorum. Özellikle de, modanın geleceğini oluşturan yenilikçi sürdürülebilir malzemelerden yapılmış olması harika. Koleksiyonda en sevdiğim parçalardan biri, Gustave Moreau'nun bir tablosundan esinlenilen mini asimetrik elbise. Hem doğa dostu ve sürdürülebilir bir kumaşın hem de eski bir tablonun kullanılmış olmasını seviyorum. Kırmızı halıda giyilebilecek şıklıkta sürdürülebilir giysiler bulabilmek mükemmel” diyor Julia. Farklı kişisel stil anlayışıyla tanınan Julia, rahat, doğa dostu ve modern havalı stilin vücuda gelmiş halidir.



H&M tasarım ekibi, bu Conscious Exclusive koleksiyonu için müze ile birlikte çalışarak yüzlerce yıllık moda koleksiyonlarının yanı sıra Gustave Moreau gibi sanatçıların da çalışmalarından ilham aldı. Sonuç olarak ortaya, insanı dokunmaya çağıran, tarihin estetiğine de sahip olan ve modern kırmızı halı parçalarından oluşan şık bir koleksiyon çıktı.

H&M Kreatif Direktörü Ann-Sofie Johansson, “Bu koleksiyon ile sürdürülebilirlik fikrini ileri düzeylere taşıdık. Geri dönüştürülmüş camdan yapılmış boncuklar ve yapay elmaslar ya da geri dönüştürülmüş eski kot kumaşlardan üretilmiş bir malzeme olan Denimite gibi yenilikçi malzemelerle çalışarak, sofistike bir cazibeye sahip çağdaş stiller oluşturduk. Yenilikçi sürdürülebilir malzemelerin ve gösterişli işlemelerin kullanıldığı koleksiyonda referanslardan, şekillerden ve dokulardan oluşan katlar, güçlü dekoratif aksesuarlar ve Art Deco stilinden esinlenen takılarla tamamlanıyor ” diyor.



Ağır elbiselerde, gösterişli kaftanlarda ve heykelimsi eteklerde akıcı ve kolay bir siluet görülüyor. Baskılar, sürpriz etkisi oluşturuyor ve elbiseleri göz yanıltıcı tablolara veya heykellere dönüştürüyor. Derin yakalı uzun balo elbisesinde mermer deseni kullanılırken, dökümlü elbise Botticelli'nin Three Graces tablosundan bir parçayla bezeniyor. Kısa elbiseler ve resimli bluzlar gösterişsiz ve sofistike bir etki yaratarak, günümüzle geçmiş arasında heyecan verici ve eklektik bir bağ oluşturuyor.

Malzemeler arasında organik ipek, kenevir, geri dönüştürülmüş keten ve Tencel® karışımlarının yanı sıra geri dönüştürülmüş camdan yapılmış boncuklar ve yapay elmaslar, geri dönüştürülmüş eski kot kumaşlardan üretilmiş bir malzeme olan ve moda şirketleri arasında ilk kez H&M tarafından kullanılan Denimite gibi yenilikçi malzemeler yer alıyor.




H&M, Musée des Arts Décoratifs'teki Fashion Forward - 300 years of Fashion sergisinin özel sponsoru olacaktır. Pamela Golbin, serginin Baş Küratörüdür. H&M, hem 2004 yılında Karl Lagerfeld ile yapılan ilk H&M tasarımcı işbirliğinden bir siluet, hem de yeni Conscious Exclusive koleksiyonundan bir siluet dahil olmak üzere H&M arşivlerinden seçilen tasarımları içeren serginin özel sponsoru olacaktır.