24 Aralık 2012 Pazartesi

DIY


Yazıma üzücü bir haberle başlıyorum, maalesef geçtiğimiz günlerde dedemi kaybettim. Maalesef cenazeye katılamadım; üzüntümü biraz olsun dindirmesi için kendime uğraşacak bir şeyler aramaya başladım ve derslerden bir türlü vakit ayıramadığım bileklik yapma işine geri döndüm. 


Fotoğraf kalitesi bu sefer pek güzel olmadı ama yine de paylaşmak istedim. Bittiği zaman böyle görünecek :)

Malzemeler: Kar tanesi eski, kopan bir bilekliğimden kalmıştı
Küçük gold boncukları da zamanında Ankara Suluhan'dan almıştım
Siyah ip; ben bu kez makrame ip kullandım
Makas
Uhu ( Japon kullanmanızı tavsiye etmiyorum peligom ya da normal uhu da çok iyi iş görüyor)
Üzerinde çalışabileceğiniz dosya, kitap yada defter
Rahat çalışmak için ipleri tutturabileceğiniz toka ya da ataş 

Yapılışı: İpin boyunu ayarlamada hep sorun yaşadığım için genelde fazla fazla kullanma taraftarıyım. Bileğinizin ölçüsüne göre ayarlamakta ve boyu fazla tutmakta fayda var diye düşünüyorum. Burada kar tanesi yerine istediğiniz şeyi kullanabilirsiniz ama ben örnek olmak açısından kar tanesi diyeceğim.
Kar tanesi ortada olacağı için iki tarafa da bileğimize göre ölçtüğümüz ipten eşit uzunlukta kesiyoruz. İpleri ikiye katlayıp kar tanesinin kenarlarındaki delikten normal düğüm atıyoruz. Bunu iki tarafa da uyguluyoruz.
Çalışırken kolaylık olması açısından ipleri yukarıdan ve aşağıdan dosyaya sabitledim. Bunun için kıstırmalı dosya kullandım, diğer tarafı da tokayla sabitledim. 

                    

Bu fotoğraf örülmeye başlanmış hali ama okla gösterdiğim kısım çalışırken hep böyle duracak, aslında taban görevi görecek ve biz onun üstüne örmeye başlayacağız. Sabitledikten sonra taban görevi gören ipin uzunluğunun yaklaşık 3-4 katı uzunluğunda bir ip daha kesiyoruz. Kestiğimiz ipi tabanın altından geçirip sağ ve sol tarafta eşit uzunlukta kalmasını sağlıyoruz.Ve en zevkli kısım olan örmeye başlıyoruz.


Soldaki ipi bu şekilde tabanın üstünden atıyoruz. PS: Bu resim bir düğüm atılmış hali, kafanız karışmasın


Sağdaki ipi de soldakinin üstünden bu şekilde atıyoruz.


Sağ en üstte duran ipi, heepsinin altından geçirip solda oluşan ters D harfi görünümlü yerden çıkarıyoruz ve yavaşça sıkıp düğümü atıyoruz! Başta biraz karışık ve zor gelebilir ama alıştıktan sonra daha seri ve güzel oluyor.

Üç düğüm attıktan sonra boncukları eklemeye başlıyoruz. Aslında hiç farkı yok sadece düğüm atmadan önce iplerden boncukları geçiriyoruz, boncukları en dibe ittikten sonra düğümü atmaya devam ediyoruz. Ben üç düğümde bir boncuk ekledim,siz zevkinize göre sıklaştırabilir ya da azaltabilirsiniz.
PS: Eğer son düğümü sağa mı yoksa sola mı attığınızı karıştırıyorsanız son düğüme ipin hangi taraftan geldiğine bakın. Eğer sağ taraftan geliyorsa sıra sağ taraftadır, sol taraftansa sol tarafta. 


İki tarafı da ördükten sonra, bileğimize göre (Tam bilek ölçüsünden çok az daha kısa) ördükten, düğümlerimizi attıktan sonra sıra düğüm attığımız iplerin fazlalığını kesmeye geldi. Artık düğüm atmayacağımıza göre fazla ipleri kesmek, ama bunu yapmadan önce düğümlerin tekrar açılmaması için uhuyla sabitlemek gerek. 


Önce sabitleyip, açılmadığından emin olduktan sonra kesmeliyiz. En son sadece taban kısmı kalacak.

Sıra bileğimize göre ayarlayabileceğimiz düğüm kısmını yapmaya geldi. Taban iplerini eşit olacak şekilde şekilde yan yana getiriyoruz. Yine kaymaması için iki taraftan bilekliğin ördüğümüz kısmına sabitleyebilirsiniz. 

            

Bu yan yana getirdiğimiz ipler bizim yeni tabanımız olacak. İpleri sabitledikten sonra, aynı bileklikte yaptığımız düğümlerden burada da yapmaya başlıyoruz. Yeni bir parça ip alıp tabana düğümleri atıyoruz. 4 yada 5 düğümün yeterli olacağını düşünüyorum. 


Bileklikte bitirdiğimiz gibi bunda da düğümlerin sonunda uhuyla sabitleyip fazlalık ipi kesiyoruz. Taban iplerinin fazlalığını kesip, ucuna klasik bir düğüm attığımızda bilekliğimiz bitiyor. 




Kullanmaktan sıkıldığınız ya da kopan bilekliklerinizi, boncuklarınızı, iplerinizi bu şekilde değerlendirip hem arm party modasına uyabilir hem de kendi emeğinizle yaptığınız bir şeyi taşımanın mutluluğunu yaşayabilirsiniz. Başlarda bir sürü başarısız denemeler olacaktır tabii ki, ama moralinizi bozmasın. Bir kere öğrendikten ve alıştıktan sonra yaparken gerçekten çok keyif alacaksınız ve artık her gördüğünüz modeli yapmak isteyeceksiniz.

NOT: Bu bilekliği kar tanesi olmadan sadece boncukları, her düğümde kullanarak da yapabilirsiniz. Kafanızın karıştığı ya da anlamadığınız kısımlar varsa lütfen bana sorun :)








6 Aralık 2012 Perşembe

Alla Beni Pulla Beni


Pullu payetli elbiselerle ışıldamaya devam ediyoruz. Eskiden beri severim pulları kıyafetlerde ya da aksesuarlarda ama tamamı pul olan şeyleri taşımak hem zor hem de fazla gösterişli gelirdi bana. Büyüdüğümden midir, son yıllarda bu tür elbiselerin yükselişe geçişinden midir nedir bayılır oldum payetli elbiselere. Ünlülerin kırmızı halıda sıkça kullandığı ve moda tasarımcılarının da kreasyonlarında sıkça yer vermeye başladığı elbiseler, bizim için de sadece düğün ya da nişanda giyilen abiye modelleri olmaktan çıkıyor.


Payetli elbiseler giyerken dikkat etmemiz gereken noktalar var. Tamamen pullu, çok parıltılı ya da birden fazla renkli elbiseler giyiyorsak özellikle aksesuar, saç ve makyajda olabildiğince sade olmalıyız. Elbisemde şu renk pul da var her tarafımda her renk olabilir, ayakkabım da gösterişli olsun, ay çantamda da taş olsun hatta küpemi kolyemi takayım takıştırayım derseniz bir anda kendinizi elinde mikrofon, sahnede şarkı söylemek üzere bulabilirsiniz. Benim tavsiyem, naçizane, ayakkabı ve çantayı olabildiğince sade tutmanız ve takılarınızı dekoltede kalan kısımlarda kullanmanız. Topuzlarda küçük küpeler, kolda zarif bir bilezik ya da göğüs dekoltesinde abartısız bir kolye gibi.




En beğendiğim iki isim; Blake Lively ve Lauren Conrad payetli elbiseleri sık ve doğru kullananlardan. İkisi de abartısız bir şekilde gayet şık ve güzel görünüyorlar. Doğru kombinlediğinizde Lauren gibi günlük hayatta da kullanabilirsiniz, ya da çok abartılı olmasın istiyorsanız Blake gibi saçlarınızı oldukça salaş, doğal görünümlü toplayarak elbiseyi bir nebze sakinleştirebilirsiniz.

Payetli elbiselerin kurtarıcılar olduğunu düşünüyorum. Aniden gitmemiz gereken önemli organizasyonlarda, davetlerde, kokteyllerde, düğünlerde, toplantılarda ve doğru kombinlediğimizde her yerde! Ne giyeceğimizi bilemediğimiz zamanlarda hiç zahmetsiz gayet ışıltılı ve iddialı görünebiliriz. Daha önce denemediyseniz ya da pullu şeylere pek sıcak bakmıyorum ama farklı şeyler de denemek istiyorum diyorsanız biraz cesur olup, payetlileri denemenizde fayda var diye düşünüyorum. Hem tek parçayla pırıltılı hem de çok moda ve uzun yıllar da öyle olacağa benziyor.




17 Kasım 2012 Cumartesi

Fashionable Disney World

                  
       Küçük büyük herkesin severek izlediği Disney karakterleri artık moda dünyasına adım atıyor. Sevimli fare Mickey Mouse ve arkadaşları, güzeller güzeli prensesler, sevimli hayvan dostlarımız, iyilik perileri ve tabii ki olmazsa olmazımız kötü kalpli cadılar. Disney karakterlerini bilmeyeniniz yoktur, çocukluğumuzdan beri hayatımızdaki yerleri büyük ve hala kıyafetlerimiz, defterlerimiz, kalemlerimiz ya da peluş oyuncaklarımızın bir kısmı onlardan oluşuyor. Barneys de bu sevgiyi Disney ile ortak bir proje yaparak moda severler ile buluşturuyor ve kısa bir çizgi film yapıyorlar.


Film Minnie Mouse'un Paris'e gitmesi ve orada moda dünyasının içinde geçirdiği harika vakitleri hayal etmesiyle ilgili. Minnie diğer Disney karakterleriyle birlikte moda haftasına katılıyor ve orada bir çok ünlü isimle karşılaşıyor. Filmde Sarah Jessica Parker, Anna Dello Russo, Lady Gaga, Alber Elbaz ve Naomi Campbell gibi bir çok ünlü isimin çizgi karakter haline dönüştürüldüğünü görüyoruz. 



Minnie ve arkadaşları birbirinden ünlü tasarımcıların kostümleriyle podyuma çıkıyor. Minnie pembe Lanvin elbisesiyle, Daisy - Dolce and Gabbana, Mickey - Balenciaga, Goofy - Balmain, Pamuk Prenses - Nina Ricci gibi birbirinden şık markalarla karşımızdalar. Ancak bizim minik kahramanlarımız manken fiziğine sahip olmadığı için Tinkerbell'in sihirli değneğiyle manken fiziğine bürünerek kıyafetlerini taşıyorlar.  Bu durum bir çok kişi tarafından eleştiriye neden olsa da filmin sonunda Minnie'nin ayna karşısında kendisini gerçek vücuduyla ve elbisesiyle çok beğenmesinin eleştirilere cevap olduğu söyleniyor. İşte podyumdaki Disney karakterleri ve kıyafetleri.



11 Kasım 2012 Pazar

SHINE BRIGHT LIKE A DIAMOND

       Merhaba! Uzun zamandır aklımda olan ama bir türlü fırsat bulup (cesaret edip) hayata geçiremediğim blogumu bugün açmış bulunuyorum. Bu işin çok kolay olmadığını biliyorum o yüzden biraz tereddütlerim var, ama zaten bu işte çok iddialı değilim. 
     Bir yıldan fazla bir süredir darmadağın olan hayatımı toparlamaya çalışıyorum ve başarılı olduğumu da düşünüyorum. Hep istediğim o "yeni başlangıçlar" kafamda çok şekillendi ama bir türlü adım atıp onları gerçekleştiremedim. Kimileri çürüdü, kimileri yeşerdi ama ben hiç vazgeçmedim. Önemli olan düştüğümüz yerden kalkabilmemiz ve ben ÇOK şanslıyım çünkü beni asla yalnız bırakmayan ve yeniden ayağa kalkabilmem de bana çok büyük destek veren mükemmel insanlara sahibim.
Beni bu kadar düşünen insanları hayal kırıklığına uğratmamak için artık tamamen toparlanıp, hayatımı düzene sokmam; eskiden olduğu gibi güçlü, hayallerinin peşinden koşan, istediğini başaran Gonca olmam gerekiyor. Bunun için bir yerlerden başlamam gerekiyordu. Derslerimi yavaş yavaş toparlamam, spor ve piyanoya başlamam, sağlığıma daha çok dikkat etmek yaptığım en önemli şeylerdi. Şimdi biraz da keyif aldığım şeylere yönelme zamanı.
İstediğimiz, hayal ettiğimiz şeyleri gerçekleştirmek için beklememeliyiz. Hayat akıp gidiyor ve bazen bizim için çok önemli olan şeyleri kaybetmeden fark edemiyoruz. Sahip olduğumuz her şeye şükredelim. Ben artık öyle yapıyorum ve şimdi her zamankinden daha umutlu ve güçlüyüm. Artık parlama zamanı. :)